Reklam dünyasından girişimciliğe geçti, pazar lideri marka yarattı

  • Tarih |

Bahar Şamhili Tanju, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin en önemli gazetelerinden birinde pazarlama ve Reklam Gurup Başkanı olarak görev yaptı. Çalıştığı medya grubunun el değiştirmesi sonrasında, kendisine yeni bir alan seçmeyi düşünürken kemik erimesi rahatsızlığı geçirdi. Bu hastalığın tedavi sürecinde doktorları destek gıda olarak kolajen değerleri yüksek olan ilikli kemik Suyu (bone broth) ve sakatat çorbaları (offal soup) gibi gıdalar tüketmesini önerdiler.

Bahar Şamhili Tanju, evinin mutfağına girdi ve düzenli olarak ilikli kemik suyu ve sakatat çorbaları hazırladı. Tüm yemeklerini bu sularla yapmaya başladı. Bu dönemde, piyasadaki açığı fark eden Şamhili, üretici olmaya karar verdi. Araştırmalara kaynak yarattı. Pazarda işbirliklerine başladı ve böylece, Gurvita markası doğdu. Bahar Şamhili Tanju, girişimcilik yolculuğu ve Gurvita markasının gelişim öyküsünü bizlerle paylaştı.

Kendiniz için yemek hazırlarken sanayi tipi üretime geçmeye nasıl karar verdiniz?

Zaman içerisinde bu gıdaların sağlığım üzerindeki olumlu etkisini deneyimledim. Ayrıca kullandığım bu malzemelerle hazırladığım yemekler her zamankinden daha lezzetli oldu, Öyle ki zamanla kemik suyu kullanmadan yemek yapamaz oldum.

Ancak; bu gıdayı hazırlamak çok zahmetliydi, iyi bir kemik suyunun 24 saatin üzerinde pişirilmesi gerekiyordu. Üstelik tüm evde ağır bir koku oluyordu. Sonuçta bu değerli gıdayı düzenli olarak evde yapmakta zorlanmaya başladım.

Girişimcilik fikri nasıl doğdu?

Tıpkı evlerde yapıldığı gibi taze ve jöle kıvamında ürün satın alabilir miyim diye araştırdım. Ancak güvenilir satış noktalarında aradığım tür ürünler yoktu.

“Piyasada satılsa çok iyi olur” diye düşündüm. Girişimci olmaya böyle karar verdim.

Kendi sağlığıma olan katkısından yola çıkarak herkese fayda ve şifa olsun istedim. Böylece hiç bilmediğim bir alana girmiş ve üretim için araştırma yapmaya başlamış oldum.

Ar-ge yaptınız yani…

Evet. İlikli kemik suyunu, kemiğin içerisinde bulunan tüm faydayı koruyarak taze, jöle kıvamında üretebilmek için iki üniversite ile dokuz ay ar-ge çalışması yaptık.

Hiçbir katkı ve koruyucu kullanmadan ürünü en taze hali ile ürettik. Cam kavanozlarda soğuk zincirde satışa sunabilmek için dolum ve paketleme tekniğini oluşturduk.

Pişirme süresi, ısı derecesi, hayvanın hangi bölümündeki kemiğin ne yoğunlukta kullanılması gerektiği gibi ayrıntılar üzerinde çalıştık.

Ürünün içeriğini ve lezzet kısmını yemek akademisiyle birlikte hazırladık.

Üretime nasıl geçtiniz?

Aynı süreçte kendi butik üretim tesisimizi kurduk.

Tüm izin belgelerimizi aldık. Ekibimizi oluşturduk. Deneme üretimleri yaparak, ürün prototipini hazırladık. Eş zamanlı olarak markamıza karar verdik. Logo, etiket ve ambalaj tasarımlarımızı da bu dönemde tamamladık.

Satış noktalarını nasıl belirlediniz?

Ülkemizin çok önemli market zincirlerinden biriyle anlaşma yaptık. 2.5 yıl önce Türkiye’nin ilk ve tek taze ilikli kemik suyunu markası Gurvita’yı markette, soğuk zincirde satışa sunduk.

Ürünümüz piyasadaki bulyon ve uzun raf ömürlü konserve kemik sularına benzemiyordu. Bu yüzden, soğuk zincirde sunulan taze ve farklı bir ürünün piyasaya çıktığını anlatmamız gerekiyordu.

İletişim çalışmalarınızda hangi stratejiyi uyguladınız?

İletişim stratejimizi ürünün rakiplerden ayrışan özellikleri üzerine kurduk. Toplumun önde gelen kanaat liderleri ile işbirliği ve tanıtım çalışmaları yaptık.

İletişimimizde ürünün somut faydalarını ön plana çıkardık.. Örneğin, kemiğin, iliğin içerisinde bulunan tüm önemli beslenme değerlerini koruyarak toplam 36 saatlik bir süreçte buharda, ateş görmeden pişirildiği; en yakın rakibinden 7 kat daha zengin beslenme değerlerine sahip, taze ve jöle kıvamında olduğu; soğuk zincirde dağıtıldığı; raf ömrünün kısalığı; sıcak içecek olarak da tüketilebileceği gibi özelliklerini vurguladık.

Hangi sonuçları elde ettiniz?

Tüm rakiplerimizden ayrıştık. Tüketicimizle yakın bir bağ kurmayı başardık. Bunun sonucunda, pazar payımız yüzde 60’ı geçti.

Son dönemde ürün çeşitlerimizi artırdık. Kadın üreticileri desteklemek amacıyla kadın kooperatiflerden temin ettiğimiz ürünlerle yeni çeşitler geliştirdik.

Ürünlerimize yurtdışından da büyük talep oluştu. Bugünlerde, ihracat konusu üzerinde çalışıyoruz.